18 Haziran 2017 Pazar

DOMİNGO VE CARRERAS

ZAMANI GELMİŞ DÜŞÜNCELER_D.ERGİL
SAYFA 139
Placido Domingo, Madridlidir. Jose Carreras ise Katalan. 1984 yılında siyasi nedenlerle düşman olurlar, sözleşmelerine çağrıldıkları konserde diğeri varsa katılmama maddesi koydururlar. 1987'de Carreras kan kanseri olur. İlik ve kan nakli nedeniyle her ay Amerika'ya gider, zamanla parası da kalmaz. Sonra lösemi hastalarını tedavi eden FORMOZA adlı bir dernek ücretsiz yardımcı olur. Bu sayede iyileşen Carreras, tekrar zengin olur derneğe bağış yapmak ister. Derneğin kurucusu ve başkanı Domingo'dur. 

21 Mayıs 2017 Pazar

SİMON BOLİVAR

HEPSİ GERÇEK_J.LLOYD-J.MITCHINSON-J.HARKIN
SAYFA 141
Simon Bolivar, farklı dönemlerde Bolivya, Kolombiya, Ekvador, Peru ve Venezuela'nın devlet başkanı olmuştu.

12 Ağustos 2016 Cuma

FELİX HOFFMAN

HEPSİ GERÇEK_J.LLOYD-J.MITCHINSON-J.HARKIN
SAYFA 32
Eroin ve aspirini aynı adam, Felix Hoffman1897'de icat etti.

28 Mayıs 2016 Cumartesi

NAPOLYON'UN BOYU

İKİNCİ CAHİLLİKLER KİTABI_J.LLOYD-J.MITCHINSON
SAYFA 151
Napolyun'un boyu 1.69. O zamanlar ortalama Fransız boyu 1.64. Ancak 1799'da iktidara geldikten sonra Napolyon, askerlere boy şartı getirdi, en az 1.70. 

20 Ocak 2015 Salı

ULUĞ BEY TEPESİ, AY'DA

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE_M.BALBAY
SAYFA 122
Aya ilk ayak basanlar ilk üç tepeye, Galilei, Copernicus ve Uluğ Bey adını verdiler.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

AMİRAL GUEPRATTE VE EGE DENİZİ

GEYİKLİ PARK_S.AKIN
SAYFA 1
Fransız Amiral Guepratte, Korkusuz adlı en güçlü savaş gemilerinden birinin kaptanıdır. Yüzbaşıyı çağırır ve Çanakkale boğazını mayınlardan temizleme görevini verir. Yüzbaşı mayınları temizler. Ancak 7 martta mayınların temizlendiğini göre Ertuğrul uçağı raporuna göre, Nusrat mayınları sulara bırakır. 18Martta yüzbaşı imzalı rapora göre mayınlar temizlendi raporuna göre saldırı başlar, donanma enkaza döner. O gün savaş mahkemesi kurar ve yüzbaşının asılarak idamına karar verir. Ertesi gün, öz oğlunun acısına dayanamayan Amiral, kendisini de direğe astırır.

1 Temmuz 2014 Salı

MICHAEL VE KIRK DOUGLAS KÖKENLERİ

SABAH
25.03.2010
Rus çarlığındaki Abhaz Jacob Danielovitch, yakın bir arkadaşıyla Rus Çarı II.Nikolay'ı öldürmek için suikast planlıyor. Başarısız olunca, İzmir'e kaçıyorlar. Biri Çanakkale'ye yerleşirken, diğeri 1912'de Abd'ye gidiyor. Bu Kirk Douglas'ın babası.

14 Haziran 2014 Cumartesi

HASAN ALİ YÜCEL

HEYECAN YAŞLANMAZ_M.BALBAY
SAYFA116
Hasan Ali Yücel, 26yaşında öğrenci iken bir toplantıda Atatürk'e sorar, bir yanda modern eğitim, bir tarafta medrese eğitimi ne kadar sürecek? Yücel, 1927'de Fransa'ya eğitim alanında yapılanları incelemek için gönderilir. Atatürk, eğitimle ilgili ataştırma yapacak bir kişi ister. Bakanlık Yücel'i gönderir. Yücel'in zamanında kendisine sorduğu soruyu hatırlar. Beni bakanlığa Atatürk hazırlamıştı diyen Yücel, köy enstitülerinin başlıca yaratıcılarındandır. İTÜ'nün kurucusudur. Birinci Coğrafya Kongresinin mimarıdır. Neşriyatı Kongresi toplayıp, Tercüme Bürosu ve ansiklopedi bürosu kurmuştur. Pekçok dünya klasikleri Türkçeye çevrilmesinde öncü olmuştur. 1997 unesco tarafından Hasan Ali Yücel yılı ilan edilmiştir.

11 Ocak 2011 Salı

HITLER

VİKİPEDİ
09.01.2011
Hitler, Almanya'da I. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Buhran'dan güç kazandı. Propaganda ve karizmatik bir dille, alt ve orta tabakanın ekonomik istemlerine ümit veriyordu; bunun yanında da belli bir seviyede nasyonalizm, anti-semitizm ve anti-komünizm de sunuyordu. Ekonominin tekrar kurulması, yeniden silahlandırılmış bir ordu ve totaliter ve faşist bir rejimle; Hitler saldırgan bir dış politika izleyerek Alman "yaşam alanı"nı (Lebensraum) genişletmek amacıyla Polonya'ya saldırdı. Yıldırım savaşı (Blitzkrieg) taktikleri ile Mihver Devletleri ittifakı ile birlikte Avrupa'nın büyük bölümünü ve Asya'nın bir kısmını istila etti.

ABD'nin II. Dünya Savaşı'na Müttefiklerin tarafına katılması ve Kızıl Ordu'nun ilerlemesi ile Alman ordusu gerilemeye başladı. Sovyet güçlerinin 23 Nisan 1945'te Berlin'e girmesi ile III. Reich'in yıkılacağı kesinleşmişti. İstila edilen Berlin'de; Hitler, eşi Eva ile yeraltı sığınağında intihar etti.

Avusturya vatandaşı olarak doğan Adolf daha sonra Almanya'nın Cumhurbaşkanı adayı olmak için 1932'de Almanya vatandaşlığına geçmiştir.

On üç yaşında tüberkülozdan babasını kaybetti (3 Ocak 1904).[12] Daha sonra ağır bir ciğer hastalığı geçirmiş, doktorun tavsiyesiyle bir yıl kadar okuldan ayrı kalmış, sonra da maddi sorunlar nedeniyle okula geri dönememiştir. Annesine bakma sorumluluğuyla inşaatta işçi olarak çalışmaya başladı.

Okuduğu kitaplar içindeki anti-semitizim (Yahudi düşmanlığı) ise o zamanlar başlamıştır. İlk başlarda bu fikre karşı çıksa da Yahudilerin birbirlerini kültür, sanat, politika, iş hayatı gibi bütün alanlarda kayırdıklarını düşünmeye başlayınca, Yahudileri sevmemeye başlamıştır.

On dokuz yaşına geldiğinde annesini kaybetti (21 Aralık 1907).[12] Annesiyle hep ayrı bir bağ olduğundan söz eder ve o öldüğünde babasının ölümünden daha fazla üzüldüğünü anlatır.

Annesi ölmeden hemen önce 1907 yılının Ekim ayında ressam olma ümidiyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girmiş ancak başarısız olmuştu. Annesi öldükten sonra da 1908 yılının Eylül ayında tekrar başvurdu ancak yine başarısız oldu. Bir süre, yapıp sattığı resimlerden kazandığı parayla yaşadı.

Alman mağlubiyetinden sonra Hitler Alman İşçi Partisi adlı oluşumun lider koltuğuna oturdu. 29 Temmuz 1923'te partinin adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi olarak değiştirdi. Taraftarlarına kısaca "Nazi" ismi verildi.

Parti 25 maddelik bir program hazırladı. Bu programın ilk maddesi Almanya'yı Versay'ın ezikliğinden kurtarmaktı. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlarda olması gerektiği önemli başlıklardan biriydi.

Hapisteyken "Mein Kampf" (Kavgam) isimli kitapta fikirlerini yazdırdı. Bu kitap, partinin bundan sonraki faaliyetlerine yön verdi. 1924 ve 1929 yılları arasında partisi başarısız oldu. Ancak Dünya Ekonomik Krizinden sonra daha fazla oy kazanabildi

27 Şubat 1933 akşamı Reichstag’ta bir yangın çıkmıştır. Bu yangın NSDAP'nin polis örgütü olan gestapo tarafından yapılmıştır ve olay komünistlerin üzerine atılmıştır. Ertesi gün, Hitler Hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalattı. Seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir “yetki kanunu” çıkartıldı. Bu kanun, Reichstag’ın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrediyor, ve çalışmalarına bu süre için ara veriyordu.

23 Mart 1933 günkü parlamento oturumunda “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun adındaki yetki tasarısı kabul edilmiştir. Bu kararnameyle yürütme ve yasama erklerini eline almıştır. Hemen ardından diğer partileri yasakladı. Büyük bir propaganda faaliyeti yürüterek ve olağanüstü hitabet ve ikna kabiliyetini kullanarak bütün Alman halkını Nazi bayrağı altında birleştirdi. Kendisini, Almanların yanılmaz büyük lideri ilan etti ve halkı da buna inandırdı. Bundan sonra Alman halkı ölümüne kadar Hitler'in peşinden gitti.

Halka, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracağına söz verdi ve bu yolda çalışmalarına başladı. Almanya'da aşırı artış gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturdu. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirdi.

Adolf Hitler'in bir gecede pek çok üst düzey SA elemanının öldürülmesini emrettiği ve en azından 85 kişinin SS subayları tarafından katledildiği gecenin adıdır. Adolf Hitler'in ordunun güvenini kazanmak için böyle bir emir verdiği ileri sürülmektedir. Operasyondan sonra Hitler ordu üzerinde tam otorite kurmayı başarmış, önce Avrupa, sonra da dünya fethi için güçlü bir Alman Ordusu yaratma hazırlıklarına hız vermiştir.

Ülkedeki bütün aksaklıkların nedeni olarak Yahudileri ve çingeneler gibi bazı azınlıkları gösteriyor, Alman ırkının üstün ırk olduğunu söylüyordu. Yahudileri toplama kamplarında topladı. Çalışabilecek durumda olanlar ayrıldıktan sonra diğerleri gaz odalarında öldürülüp, fırınlarda yakıldılar. Yaklaşık olarak 6 milyon insan öldürüldü.

Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin düzenlemesini hedef almıştır. Gerek I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının, gerekse de 1930 yılındaki genel ekonomik buhranın sonucunda Alman ekonomisi ciddi sıkıntılar içindeydi. Yaşanan hiper enflasyon, aşırı boyutlara varan işsizlik ve bunlara bağlı olarak sanayideki kapasite düşüklüğü, Hitler’in izlediği ekonomi politikalarıyla kısa sürede kontrol altına alınmıştır.

Hitler'in iktidara geldiği 1933 yılını izleyen yıllardaki Alman ekonomisinde gözlenen gelişmeler, çoğu kez Hitler'in olağanüstü başarısı olarak kabul edilir. Hitler'in iktidarın tüm kontrolünü ele geçirmesinin hemen ardından tüm sendikalar kapatılmış, tüm çalışanlar bir "işçi birliği" çatısı altında toplanmış, işçi aidatları, genel bütçeye aktarılmıştır. Ücret artışları ve bunun sonucu olan grev olasılığının kalktığı ekonomide, doğal olarak bir istihdam artışı yaşanmıştır. İşgücü maliyetinin düşmesi ve "iş dünyasındaki barış ve istikrar", işgücü talebini artırmıştır. Teknolojik ve askeri alanlarda büyük yatırımlar yapmıştır.

Alman ekonomisinin canlandırılmasının ardından Hitler, izleyeceği dış politikanın temelini oluşturan askeri stratejisini hayata geçirmeye yönelmiştir. Bu stratejinin ilk adımında Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay anlaşmasıyla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda büyük tonajlı savaş gemileri ve denizaltı, zırhlı kara savaş araçları üretimine geçilmiş, kara ordusunun mevcudu artırılmıştır.

Avusturya'nın ilhakı 12 Mart 1938'de Hitler'in hayalindeki büyük Almanya'yı oluşturma çabalarının ilk adımı olmuştur. Avusturya'nın ilhakını "Versailles Antlaşması" gereği 15 yıldır Milletler Cemiyetinin kontrolünde olan Saar bölgesinin Almanya'ya verilmesi, Çekoslavakya'nın Südet bölgesinin Almanya'ya verilmesi, Almanya'nın Çekoslavakya'yı işgali ve en sonunda Polonya'nın işgali takip etti.

Alman orduları Avusturya'ya girdiğinde hiçbir direnişle karşılaşmadı. Avusturya'nın ilhakına uluslararası tepki yumuşak oldu. I. Dünya Savaşının İtilaf Devletleri sadece diplomatik protesto ile yetindiler.

6 Aralık 2010 Pazartesi

SOKRATES'İN ÜÇ FİLTRE TESTİ

BİLGELİK ÖYKÜLERİ_E.ÖZDİL
SAYFA 68
Birşey söylemeden önce Sokrates bunu filtrelerden geçirilmesini ister, 1.Gerçek Filtresi, 2.İyilik Filtresi,3.İşe Yararlılık Filtresi. Eğer, söyleyenecek şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse neden söylensin ki ?

27 Kasım 2010 Cumartesi

MUHAMMET ALİ

SABAH_SUNAY AKIN
Tabelacı Marsellus, 12 yaşına giren oğluna bir bisiklet hediye eder. Bisikletinin çalındığını anlattığı polis memuru Joe Martin'e şunları söyler, hıçkırıklara boğularak: "Eğer o hırsızı yakalarsam kimse elimden alamayacak. Onu sabaha kadar kırbaçlayacağım!" Martin, çocuğun hayatını değiştirecek bir teklif sunar: "Bak evlat, benim bir boks salonum var. Oraya git ve boks öğren. Hırsızı yakalayınca da kırbaçlamak yerine bir güzel pataklarsın." 1960'da, Roma Olimpiyatları'na katılacak ABD boks takımı seçmelerinde görürüz, 18 yaşındaki Cassius'u. Olimpiyat takımına seçilse de buna sevinemez. Çünkü, Cassius uçaktan çok ama çok korkmaktadır. Hayatının bu en önemli spor organizasyonuna katılmak istese de uçak korkusu onu nakavt eder ve takımdan çekilir. Ne var ki, onun dünyanın en iyi boksörü olacağına inanan antrenörleri sabah akşam dil dökerler kapısında. Sonunda Cassius, uçağa binmeye ikna edilir. Ama bir şartı vardır!.. ABD boks takımını Roma'ya götüren uçakta tüm sporcuları koltuklarını arkaya yatırmış görürüz. İçlerinde biri var ki uçağa bindiği ilk andaki gibi dimdik oturmakta ve kaskatı kesilmiş şekilde ileriye bakmaktadır. Şartı gerçekleşen Cassius'tur elbette bu yolcunun adı. Genç boksörün sırtında uçağa binmek için ortaya sürdüğü şart, yani paraşüt takılıdır! Roma'dan altın madalyayla dönen Cassius, 1964'te hayatının en önemli maçlarından birine daha çıkar. Rakibi, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Sony Liston'dur. Bu maçı da kazanan Cassius Clay, 1975'te Müslüman olmaya karar verir ve adını Muhammet Ali olarak değiştirir!. Bir Amerikan askeri olarak Vietnam'a gitmeye karşı çıkan Muhammet Ali'nin elinden unvanı alınarak hapse atıldığında yer yerinden oynar. Protestolar karşısında çaresiz kalan Amerika, geri adım atmak zorunda kalır. Bu olay, dünya barışı adına Muhammet Ali'nin kazandığı en önemli maçtır. Ne yazık ki, onun bu tavrını Amerika'nın Irak işgali sırasında anımsayan çok azdır. Kentucky'nin bir kenar semtinden Schwinn marka o bisikleti çalan hırsız, 12 yaşındaki Cassius'a dünya ağır siklet boks şampiyonluğunun yolunu açtığını elbette bilemezdi. Günümüzde yapılan hırsızlıklar, kimleri, nerelere taşıyor dersiniz!?

ŞARLO VE NASRETTİN HOCA

SABAH_S.AKIN
Tarih: 6 Aralık 1942 Amerika, Japon savaş uçaklarının yerle bir ettiği Pearl Harbor baskınında ölenleri birinci yıldönümünde anmaya hazırlanmaktadır. O gün çok ünlü bir sanatçı Amerika'nın Sesi Radyosu'ndan Türkiye'ye hitaben bir konuşma yapacaktır. Amerika'da Türkiye'ye yönelik radyo yayınları yeni başladığından, özellikle Türkler'in sevgisini kazanmış bir sanatçı programa konuk edilmişti. Programın başında konuk sanatçıya katılımından dolayı teşekkür eden spiker 'dostlarımıza ve sizi sevenlere ne söyleyeceksiniz' diye sorunca, 'ilk fırsatta onları mutlaka ziyaret edeceğim' karşılığını alır. Bu yanıttan memnun olan spiker, 'Sizi Türkiye'de görmek istemeyecek tek kişi tahmin edemiyorum' der. Radyo programına konuk olan sanatçı, 'Bir hikaye anlatmak istiyorum' der. Bütün ömrümde işittiğim hikayelerin en güzeli ve en hoşu. Bu bir Nasrettin Hoca hikayesidir'!!! Nasrettin Hoca'nın adını duyan dinleyiciler daha da sokulurlar radyoya. Konuk başlar fıkrayı anlatmaya: 'Bir gün Hoca evinde oturup kahvesini içerken, komşusu odun kesmek için ormana gideceğini ve eşeğini birkaç saat için ödünç vermesini ister. Hoca, 'eşeğim yok, çocukla pazara gitti' diye yanıt verdiği sırada, gerçekte ahırda olan eşeği anırmaya başlar. Komşu; 'Be Hoca, sen sakalından utanmıyor musun? Ne diye yalan söyledin, işte eşek ahırda!' deyince, Hoca, 'Bana mı inanacaksın, yoksa eşeğe mi?' karşılığını verir.' Bitmedi!.. Sanatçı, fıkrayı anlattıktan sonra öyle bir laf eder ki, Türkiye'de yer yerinden oynar: 'Evet sevgili dinleyicilerim. Bugün bütün dünyayı aynı soru meşgul etmektedir: İnsanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi?' Aynı günlerde Amerika'dan ülkesine dönmüş olan gazeteci Ahmet Emin Yalman çalıştığı Vatan gazetesinin iki aylığına kapatıldığını duyar. Nedeni, gazetenin sanatçının konuşmasını yayınlamış olmasıdır. İstanbul'daki Naziler gazetenin kapatılması için vampir dişlerini gösterirler. Ne de olsa taptıkları ve Türkiye'de hayranları da bulunan biricik führerleri Hitler 'eşek' yerine konmuştur!..

AŞIK VEYSEL VE KARISI ESMA

TURKMENSITESI.COM
Veysel seviyordu karısını, fakat bu sevgi kıskançlığı da beraberinde getirdi. Sekiz sene evli durmuştu Esma; artık bu duruma dayanamayacağını anlayınca Hüseyin isimli bir delikanlı ile kaçtı. Esma Ana bu kaçış öyküsünü Sivr'alan köyünden yetişen araştırmacı Gülağ Öz'e şu sözlerle anlatır: "Veysel çok huysuzdu. Bana geçim vermez, kıskanır dururdu. Gönlümle evlenmedim zaten. Onun huysuzluğu gereksiz kıskançlığı beni kendisinden soğuttu. Hüseyin yakın komşumuzdu. Bize azap durdu, O'nunla anlaştık. Zaman zaman birlikte buluşurduk. Veysel bunu sezinlemiş, hatta birkaç kez beni uyarmıştı. Zamanla bizim kaçacağımızı bile düşünmüş, umudunu kestiği de olmuş. Hüseyin'le kaçtığımızda Bafra'ya ulaştık. Çeşmenin başında çoraplarımızı çıkartıp serinlensin istedik. Çorabımın uçunda beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Elimi sokup baktığımda, bize bir ay yetecek kadar para çıktı. Bunu Veysel koymuşta. Beni çok severdi. "Kaçarlarsa, perişan olmasın" diyerek koyduğunu düşündüm hep".

ROSENBERG'LER

CUMHURİYET_S.AKIN
19.06.2005
1950 yılının 17 Temmuz günü tutuklanan Julius Rosenberg Rus casusu olmakla suçlanır. Çok değil, 11 Ağustos gününde, karısı Ethel de aynı suçtan tutuklanarak ölüm cezasıyla yargılanır. Savcı, Ethel Rosenberg 'in erkek kardeşi David Greenglass 'ın çalıştığı New Mexico'daki araştırma merkezinden atom bilgilerini Rosenbergler'e verdiğini, onların da bu bilgileri Ruslara ilettiğini iddia eder.

Suçlamaların yapıldığı 1950'li yıllar, Amerika ile Sovyetler Birliği arasında soğuk savaş döneminin başlangıcıdır. Sömürge politikalarını tüm dünyaya yayma çabasında olan Amerika, kendisiyle işbirliği yapacak iktidarları 'müttefik' ülkelerde işbaşına getirirken evinde de muhalif sesleri susturmakta kararlıdır. Bu amaçla görevlendirilen Senatör McCarthy , ABD'de güvenliği tehdit eden insan sayısının küsürü küsürüne '57.205.081' kişi olduğunu açıklayarak gözdağı vermektedir!

'Gomunist, vatan haini'

Rosenbergler'in yargılanmasına giden süreç 1947 yılında çıkan 'Taft Hartley' yasasıyla başlamıştır. Bu yasaya göre devrimci insanların sendikalarda görev almaları engelleniyor, memurların grev hakkı kaldırılıyor ve işçi grevlerine büyük kısıtlamalar getiriliyordu. Rosenbergler, işte böylesi bir dönemde düşüncelerinden dolayı ülkemizdeki söylemle 'gomunist, vatan haini' ilan edilirler.

Mahkeme Rosenbergler'i uydurma delillerle suçlu bularak jürinin kararından sonra ölüm cezasına çarptırır. Kararın duyulmasının ardından tüm dünyadan Amerika'ya protesto mektupları yağmaya başlar. İnsanlar bu karara isyan etmekte ve cinayeti durdurmak için sokaklara, meydanlara dökülmektedir. Bu beklenmeyen durum karşısında Amerika Rosenbergler'le pazarlığa oturur; Rosenbergler'e suçlamaları kabul etmeleri halinde tüm dünyanın adalet dağıtıcısı olan Amerika'nın 'imajının' düzeleceği, karşılığında da ölüm cezalarının kaldırılacağı teklifi yapılır. Rosenberg çifti her seferinde bu teklifi reddeder. Öyle ki, Ethel Rosenberg, yaşamının bağışlanacağı yönünde yapılan teklife şu karşılığı verir: ''Ey yoldan çıkmış para yiyiciler, ey satılmışlar, ey bu güzel dünyamızı kirleten iğrenç, kötü insanlar, işte size yanıt: Sizin lanetlenmiş lütfunuza başım eğik yaşamaktansa kocamla birlikte ölmeyi yeğlerim.''

Rosenbergler'in infazında bulunan devlet bakanı William A. Carroll, ''bir çift güvercin'' in cansız bedenleri taşınırken yaptığı açıklamayla herkesin kanını dondurur: ''Rosenbergler'e, boyun eğip, suçu kabullenmeleri halinde hattın öbür ucunda Washington'ın olduğu telefon ile idamın durdurulacağı ve de kendilerini bekleyen oğulları 6 yaşındaki Robert ile 10 yaşındaki Michael 'e kavuşacaklarını söyledik...''

Yaşam ve ölüm sınırında yapılan bu teklife Rosenbergler'in verdiği yanıtı bakan şöyle açıklar: ''Peki ya suçsuzluğumuza inanan onca insan, onlar da bizim çocuklarımız değil mi? Satar mıyız hiç onları!..''
...
Mahkeme Rosenbergler'in 18 Haziran 1953 tarihinde öldürülmesini kararlaştırmıştı... Ama Rosenbergler, o gün değil, bir gün önce ya da sonra ölmeyi istediler. İnfaza az bir süre kala istekleri kabul edilir ve 19 Haziran'da öldürülmelerine karar verilir...

Rosenbergler 18 Haziran günü öldürülmek istememişlerdi; çünkü o gün evlilik yıldönümleriydi!

8 Kasım 2010 Pazartesi

PULİTZER'İN GÖZLERİ

GÖRÜŞ_S.TAŞPINAR (TURKRUS.COM)
7.11.2010
1864’de 17 yaşında New York’a ayak basan ve 20 yıl bile geçmeden “medya kralı” olan Joseph Pulitzer'in hayatı sadece işiydi. Günde 20 saat deliler gibi çalışan adam “sürmenaj” olur. Doktorları zorla gönderdiği Avrupa gezisinde İstanbul'a da gelir.

43 yaşında, geminin güvertesinden Boğaz’ın sularına baktığı bir sırada aninden irkilir. Sekreterine,
“Hayrettir! Nasıl da birdenbire hava kararıverdi böyle...” der.
“Hiç karanlık değil ki”
Pulitzer, “Şu anda beni için her şey karanlık...” diye karşılık verir.
Jozef, uzun zamandır çektiği retina yırtılmasının sonucu olarak tamamen kör olmuştur.

30 Ekim 2010 Cumartesi

EROL BÜYÜKBURÇ'UN SPERMLERİ

ntvmsnbc.com
30.10.2010
Erol Büyükburç, gazeteci Bilal Özcan'ın Kanaltürk'te yayınlanan programında 'spermlerinin çalındığını' açıkladı. "Benim zekâ düzeyimin yüksek olduğunu düşünen ajanlar peşime takıldı, senelerce sperm almak için uğraştılar ve aldılar" dedi. "Size yapılanlar uzaylıların işi olabilir mi, uzaylıların dünyadaki akıllı insanları kaçırıp incelediği söyleniyor, size de bu yapılmış olabilir mi?" sorusu üzerine, "Olabilir" dedikten sonra "Bir kadınla birlikte olduktan sonra uyandığında vücudunun altın renginde olduğunu gördüm ve bunun ne olduğunu anlayamadım. Ciltte bir parlaklık, değişiklik olmuştu ne olduğunu anlayamadım, daha sonra bir şey oldu sanki beynime çip koydular. Müzikte kimsenin anlayamayacağı bir noktaya geldim." dedi.

22 Ağustos 2010 Pazar

HİDAYET TÜRKOĞLU VE SİMİTÇİ

TV8 TV PROGRAMI
Ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu esiyle birlikte, Eminönü’nde geziyordu.
Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nurosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı... Sonra simitçiye yaklaştı:
- Simit'in kaça koç ?
- 300 bin abi. Çıtır çıtır....
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon... Farz et ki hepsini aldım...
-Sağ ol abi... sağ ol...
Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.
- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Boş ver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenarı dikkatini çekti mi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet o tezgah, eskiden benimdi.

29 Haziran 2010 Salı

PICASSO`NUN OTUZ SANİYESİ

MÜKEMMELLİĞİN REHBERİ_R.SHARMA
SAYFA 45
Markette Picasso'yu gören kadın, heyecanla benim için bişeyler çizebilirmisiniz diye bir kağıt parçası uzatır. Picasso memnunıyetle kağıdı alır ve çizer, 1 milyon dolar der. Ama nasıl olur sadece 30 saniyenizi aldı diyen hayranına cevabı, bu şaheseri 30 saniyede yapmak benim tam 30 yılımı aldı.

6 Haziran 2010 Pazar

HZ.ALİ VE İDAM MAHKUMU

İNSAN MÜHENDİSLİĞİ_N.OSMAY
SAYFA 74
Hüküm görmüş suçlu asılmak üzere idam yerine götürülmektedir. Tam Ali'nin önünden geçerken durur ve hiddetle yüzüne tükürür. Halifenin yanındakiler ne yapacaklarını şaşırırlar, onlara şu emri verir : Bu adamı derhal serbest bırakın. Bizden sonra gelecekler onun suçunu unuturlar da benim yüzüme tükürdüğünden asıldığını zannederler."

27 Nisan 2009 Pazartesi

NAPOLYON VE TAVŞANLI KUTLAMA

CAHİLLİKLER KİTABI_J.LLOYD-J.MITCHINSON
SAYFA 83
1807'de Tilsit Barışı imzalanır. Napolyon bunu kutlamak için tavşan avı düzenler, Kurmay Başkanı Berthier bunun için binlerce tavşan satın alır. Ancak tavşanlar yabani değil evcildir, kaçmaktan çok besleneceklerini düşünerek ufak tefek, şapkalı adama yönelirler. Napolyonu bakıcılarına benzettikleri için azami hızla Napolyon'a koştular, imparator utanç içinde arabasına koşuyordu.

26 Ekim 2008 Pazar

WRIGHT KARDEŞLER VE KARDİNAL

CUMHURİYET
21.3.1999
Wright Kardeşlarin ilk uçuş denemesini yapacakları meydanda yüksek düzeyli bir din yetkilisine(kardinal), fikri sorulmuştu ve 'uçmak Allah'a ve onun meleklerine mahsustur' demişti. Bu kardinal, kardeşlerin babasından başkası degildi.

WITTGENSTEIN'IN ELİNİ KAYBETMESİ

BÜYÜK LAROUSSE
CİLT 24
Wittgenstein,sağ elini I.Dünya Savaşında kaybeder. Ravel, onun için sol elle çalınabilecek bir yapıt besteler. Wittgenstein de bu yapıtı büyük bir başarıyla yorumlar. Daha sonra, Strauss, Prokofyev ve Britten de sol el ve orkestra için konçertolarını onun için bestelerler.

WILLIAMS KARDEŞLER

HAYATA YÖN VEREN SÖZLER_A.AKICI
SAYFA 34
Geçim sıkıntısı çeken Richard 1979'ta bir tenis maçı izler ve maç sonu çeki görünce, karısına iki çocuk yapalım ve onları tenisçi yapalım der. Venüs ve Serena'yı 20 yıl sonra US Open'da alkışlar babaları.

WAYNE'İN SİNEMAYA BAŞLAMASI

THEMA LAROUSSE
CİLT 5 SAYFA 460
Fox stüdyolarında aksesuarcı olarak çalışan Michael Morrison, yapılı vücudu ve o gün oyuncunun stüdyoya gelmemesi sayesinde John Wayne olarak kariyerine başladı.

WATSONIN PSİKOLOJİ KARİYERİNİ BIRAKMASI

KİŞİLİK KURAMLARI_G.YANBASTI
SAYFA 146
Hem öğrenmenin, hem de öğrenmenin babası Watson 37 yaşında Amerikan Psikologlar Derneği'nin başına geçmiş ve 42 yaşında da bir reklam firmasında görev alarak psikolojiyi bırakmıştı.

THALES'İN PİRAMİTLERİ ÖLÇME METODU

SOFİ'NİN DÜNYASI_Jostein GAARDER
SAYFA 41
Mısır'daki piramitlerin boyunu, kendi gölgesi tam kendi boyuna eşit uzunluktayken piramidin yerdeki gölgesini ölçerek bulmuştur.

THALES VE FELSEFENİN SOMUT YARARLILIĞI

PHILISOPHY_S.E.STUMPF
SAYFA 5-6
Aristo'nun anlattığına göre, Thales pek zengin biri değildi. Ancak meteoroloji bilgisi onu zengin etti. Zeytin tarlaları ucuzken, Thales, Milet ve Chios'taki tüm zeytin bahçelerini ucuza kiralar. Mevsimi geldiğinde, stok yapar ve az bulunduğu zamanında zengin olur.

TERESHKOVA'NIN GEÇMİŞİ

ULTIMATE BIOGRAPHY
SAYFA 33
Uzaya çıkan ilk kadın Valentina Tereshkova fabrika işçisiydi. Pilot olarak deneyimi olmadan paraşütle 126 atlayış sonrası 1962'de uzaya çıktı. Daha sonra Sovyet feminizminin öncüsü oldu.

Şİ-HUANG-Tİ'NİN MEZARI

BÜYÜK KÜLTÜR ANSİKLOPEDİSİ
Çin seddini yaptıran Şi-Huang-Ti, kendisine yeraltında bir mezar kazdırmış buraya 7500 taş heykel koydurmuş. Öldüğünde, onu gömenler de mezarda diri diri gömülmüşlerdir.

SULLIVAN'IN ÇOCUKLUĞU

KİŞİLİK KURAMLARI_G.YANBASTI
SAYFA 120
Kişiler arası ilişkiler hakkındaki çalışmalarıyla ün yapan Sullican'ın utangaç, yalnız bir çocuk olduğu, ilişki kurmada ve öğrenmede zorluklar çektiği ve uzun yıllar arkadaşlarının yalnızca çiftlikteki hayvanlar olduğu bilinir.

SOKRATES'İN TAVUK İNSANI

İNSAN VE KÜLTÜR_B.GÜVENÇ
SAYFA 316
Sokrates, insan nedir sorusunu öğrencilerine sorduğunda, Agora'daki öğrenciler, bu kolay soruya! "iki ayaklı tüysüz bir varlık" şeklinde cevap vermişler. Ertesi gün, Sokrates, tüyleri yolunmuş bir tavukla öğrencilerinin karşısına geçip, sorusunu yinelemiş : "yani böyle bir şey miydi? İnsan dediğiniz"

SOKRATES'İN KİŞİLİĞİ

THEMA LAROUSSE
CİLT 1 SAYFA 375
Sokrates'in tek başına kalmayı, bir yana çekilmeyi seven bir kimse olduğu, zaman zaman kendinden geçtiği ve görenlerin şaşkınlığa uğramasına, saygı duymasına ama bazen de düşmanlık göstermesine yol açan bir kişilik parçalanmasına yatkın olduğu biliniyor.

SOKRATES'DEN SOFİSTLERE ÖVGÜLER

BİLİM VE ÜTOPYA
SAYI 6 SAYFA 28
Sokrates ben bilirim diye geçinen kimselere sofistler demişti. Kendisini ise aslında hiç bir şey bilmediğini kabul eden bir bilgisever(filozof) olarak tanımlamıştı. Sofistlere ayrıca bilgiyi bilgiseverlerle parayla buluşturduğu için pezevenkler de derdi.

SKİNNER'IN YAZARLIĞI

KİŞİLİK KURAMLARI_G.YANBASTI
SAYFA 150
Skinner önce Hamilton Koleji'nde İngiliz dili eğitimi almıştı. Birkaç yazarlık denemesinden sonra yazarlıktan vazgeçmiş ve Harward'da psikoloji eğitimine başlamıştır.

SİNEMA YILDIZLARININ ÖNCEKİ MESLEKLERİ

SİNEMA
2.1998
Harvey Keitel : asker
Danny De Vİto : kuaför
Michael Caine : tereyağı imalatçısı
John Wayne : sette kaz çobanı
Marlon Brando : asansör operatörü
Kirk Douglas : okul hademesi
Jeremy Irons : sosyal hizmet görevlisi
Charles Bronson : madenci
Sean Connery : sütçü

SHAKESPEARE'İN YAŞAMI

BÜYÜK LAROUSSE
CİLT 5 SAYFA 70
Shakespeare'in yaşamı o kadar sade, o kadar sıradandır ki, tiyatro eserlerinin çokluğu ve parlaklığıyla karşılaştırılınca, Shakespeare'in varlığı inkar edilerek, ünlü ve kültürlü çağdaşlarının eserlerine onların yerine imza attığı bile ileri sürülmüştür.

SCHUMANN'IN PSİKOLOJİK RAHATSIZLIĞI

KLASİK MÜZİK_S.C.LYNCH-M.D.LYNCH
SAYFA 68
Schumann bir manikdepresifti. Kriz dönemlerinde inanılmaz eserler yapmış, depresyon dönemlerinde tek satır yazmayıp, intihara kalkışmış ve son yıllarını tımarhanede geçirmişti.

ROUSSEAU'NUN ÇOCUK SEVGİSİ

YENİ AKTÜEL_A.ALTAN
12.01.2005 SAYFA 17
Rousseay, beş çocuğunu kimsesizler yurduna vermişti.

RODİN'İN HEYKEL TEKNİĞİ

İNSANCIL
SAYI 8.2003 SAYFA 1
Rodin'e bu heykelleri nasıl yapıyorsun diye sormuşlar, o da mermerin fazlalıklarını alıyorum demiş.

RENOIR'İN HASTALIĞI

ULTIMATE BIOGRAPHY
SAYFA 27
Hayatının sonlarına doğru, felç sorunu çeken sanatçı, felçli ellerine bağladığı fırçayla çalışabiliyordu.

PUŞKİN'İN ÖLÜMÜ

BÜYÜK LAROUSSE
CİLT 8 SAYFA 9631
Kendinden 20 yaş küçük karısı Nataliya'nın gönlünü çalmaya çalışan bir fransızın kışkırtmaları karşısında Puşkin, alınganlık ve öfkeye kapılarak bu gençle düello etti ve böylece Rus yazarlarının en duru, en uyumlu ve en özentisizi 38 yaşında öldü.

PİRİ REİS'İN HARİTALARI

TANRILARIN ARABALARI_E.V.Daniken
SAYFA 20
18.yy başlarında Topkapı Sarayı'nda Piri Reis'e ait oldukça ayrıntılı ama kesinlikle doğru haritalar bulunmuştu. Hatta 1952'de keşfedilen buzlar altındaki Antartika dağları haritada vardı. Daha sonra uydulardan alınan fotoğraflar incelendiğinde bunlarla büyük benzerlik bulunmuştu Haritalarda küresellikten kaynaklanan büzülmeler bile aynıdır.(Bkz.Pretarih.Doc)

PEKUYSAL'IN HASTALIĞI

www.eksisozluk.com
Kendisine çocuk sahibi olursa hastalığının katlanacağı ve omurgasının daha da eğrileceği uyarılarına rağmen, tek çocuğunu doğurmuştur. "Hiçbir zaman onu doğurmaktan pişman olmadım" demiştir.

ORWELL'İN MUHBİRLİĞİ

CUMHURİYET DERGİ
4.7.1999
Orwell, yapıtlarında ikiyüzlü politikanın içyüzünü sunmuştu okurlara. Kendisi de sosyalist ideallerini korurken, sovyetleri destekleyen sola karşı çıktı. Ölümünden sonra, aslı gizli komünistlerin listesi polise veren bir hükümet ajanı olduğu açığa çıktı. Steinbeck, Shaw gibi isimler vardı.

ORİGEN'İN İNCİL YORUMU

FELSEFE_R.OSBORNE
SAYFA 29
Origen adlı filozof, İncil'in sözcük anlamından çok sembolik bir anlam içerdiğini savunmasına karşın, Matta19'u hayatına uygulamıştır:"...göklerin melakutu uğrunda kendilerini hadım ettirenler de vardır. Bunu kabul edebilen kabul etsin..."

NOSTRADAMUS'UN OĞLU

BİLİM VE ÜTOPYA
03.1996 SAYFA 55
Nostradamus öldüğünde, oğlunun da kahin olduğu düşünüldü. Oğlu, düşman işgali altındaki Le Pourzin kentinin kül olacağını söyledi. Kehaneti gerçekleşmeyince de kendisi kundakladı. İşlediği diğer suçlarla beraber idam edildi.

NİETZCHE'NİN KURALLARA BAĞLILIĞI

BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT_F.NIETZCHE
İlkokulda, ağırbaşlılığı yüzünden ona küçük papaz diyorlardı. Kardeşinin anlattığına göre, bardaktan boşalırken yağmur yağarken bile, hep yavaş yavaş yürüyerek dönermiş eve. Annesi, neden acele etmediğini sorduğunda, "okulun kurallarından biri de çocukların eve sessizce uslu uslu gitmeleridir" diye karşılık verir.

NARİSKİN'İN SAZI

DUVARIN ÜSTÜNDEKİ TİLKİ_İ.SELÇUK
SAYFA 106
Çarlık Rusya'sında soylulardan Nariskin, kölelerden bir çalgı oluşturmuş. Öyle ki, her bir köle diyelim piyanonun bir tuşunu simgeliyor. Bu ad ile çağrılıyor.

NAPOLYON'UN SON SÖZLERİ

ULTIMATE BIOGRAPHY
Fransa, Ordu, Josephine

MOZART, HARİKA ÇOCUK

KLASİK MÜZİK_S.C.LYNCH-M.D.LYNCH
SAYFA 50
Mozart, ilk eserlerini 6, ilk senfonisini 9 yaşında besteledi.

MORE'UN ÖLÜMÜ

ULTIMATE BIOGRAPHY
SAYFA 37
Sir Thomas More, kral VIII.Henry'yi İngiliz Kilisesinin başı olarak tanımadığı için mahkum edildi.

MİMAR SİNAN'IN SELİMİYE'DEKİ LALELERİ

SELİMİYE CAMİ DUVARINDAN
Selimiye Cami'nin yapılacağı yerde bir lale bahçesi varmış. Bu bahçe sahibinden cami için satın alınmak isteyince sahibi vermek istememiş, sonunda razı geldiğinde bahçesinin devamlı temsili için bir lale motifinin olmasını istemiş. Mimar Sinan da bu lale motifini yapmış fakat ters yaparak, bahçe sahibinin aksiliğini göstermek istemiş.

MİMAR SİNAN'IN DEHASI

THEMA LAROUSSE
CİLT 6 SAYFA 262
Sinan'ın başardığı pek çok yapıt, hazır olan Osmanlı birikim ve ortamda başkalarınca da başarılabilirdi. Sinan'ın herhangi bir buluşu yoktur. Yaptığı, oranlarla ve boyutlarla oynayarak, klasik mimarinin temel doğrularına ulaşmış ve üslubunu yaratmıştır.

MIKE OLDFIELD'İN KARİYERİ

CUMHURİYET EK
3.10.1998
1973'de Tubular Bells albümüyle, 20 yaşında Grammy kazanmış, plağın satışı 11 milyon rakamına kadar ulaşmıştı. M.Jackson'un Thriller albümü çıkana kadar tüm zamanların en fazla satan albümü ünvanına sahipti. 1984'de 'Killing Field'le Oscar'a bile aday oldu ama son verilere göre 16 milyon satan Tubular Bells'in başarısını yakalayamadı

LIV ULLMAN'IN YETENEKSİZLİĞİ

AİLE
5.1997 SAYFA 43
İki kez en iyi kadın oyuncu oscarına aday gösterilen Liv Ullman, 17 yaşındayken tiyatro okunun seçmelerinde son derece yeteneksiz bulunmuştu.

LEONARDO DA VINCI'NIN NOTLARI

BİLİM VE TEKNİK
SAYI 324 SAYFA 82
Bilimsel çalışmalarını yayımlamaktan özenle kaçındığı gibi tuttuğu notları düpedüz okumaya elvermeyen kendine özgü bir yöntemle kaleme almıştı. (400 yıl mahzenlerde kalan, çizimleriyle birlikte yaklaşık 5000 sayfa tutan bu notlar sağdan sola yazıldığı için ancak ayna ile okunabilir.)

LEONARDO DA VINCI VE BİLİNÇALTI

VAROLUŞ VE PSİKANALİZ_E.GEÇTAN
SAYFA 182
Freud, yaratıcılığın içsel çatışmalardan kaynaklandığı görüşündeydi. Da Vinci'nin bebek İsa tablosunda hem meryem ana hem azize anna vardır. Bu ressamın çocukluğundan ilham alıyordu, iki annesi vardı, biri köylü annesi, öbürü de evinde yaşadığı babasının meşru eşi.

LA FONTAINE'NİN AİLE YAŞAMI

BİLİM VE ÜTOPYA
8.1995 SAYFA 35
Evlenmiş, bir ay sonra şatosunu yerkedip ormanda yaşamaya başlamış. 20 yıl sonra dönüp uşağa, hanımını sormuş, az önce ibadete gitti giyince tekrar ormana dönmüş. İki delikanlı oğluyla bir toplantıda tanıştırılmış.

KLEOPATRA'NIN BİLİM ADAMLIĞI

İNSANCIL
3.1999 SAYFA 2
Kleopatra'nın tıp, sihir ve eski kimya konularında yazıları ve etrafında toplanan öğrenciler vardı. Onun bu eserleri Ortaçağda biliniyordu ve Kleopatra'nın kimya dalında bir otorite olduğu kabul ediliyordu.

JUNG'UN YAŞADIĞI NEVROZ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 90
38 yaşında, Freud gibi bir nevroz geçiren Jung, bu nevrozun ardından asıl teorisini oluşturdu. Özellikle bu hastalığından sonra, hayatın en önemli döneminin çocukluk değil, orta yaş olduğunu ileri sürdü.

KANT'IN GÜNDELİK YAŞAMI

YENİ AKTÜEL_A.ALTAN
12.01.2005 SAYFA 16
Kant, 1.45m boyundaydı. Sabah 3.5'da yürüyüşe çıkar, beşle yedi arasında yazılarını yazardı. Yazarken mutlaka gece külahının üstüne üç köşeli şapkasını giyerdi.

22 Eylül 2008 Pazartesi

JUNG'UN BİREYSELLİĞİNİN TEMELİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 89
Zayıf ve otoriteden yoksun bir baba, şişman, sorunlu (Oidipus'u kabul etmeye imkan vermeyen) bir anne'nin kavgalarından tavanarasındaki odasına kaçıp orada saatler geçiren Jung, yalnızlığını teorisine yansıtmıştır. Bu yüzden bireysel gelişmeyi, sosyal gelişmenin önüne koymuştur. Kendini de içdünyasına dönerek, rüyalar ve fantazileriyle ifade etmiştir.

JUNG VE FREUD'UN İLİŞKİSİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 90
Birbirleriyle çok iyi anlaşan bu iki adam, beraber ABD'de dersler vermeye giderlerdi. Freud, kendi yerine varisi olarak oğlu saydığı Jung'u görürdü. Jung da onunla ilişkisini arkadaşlıktan çok baba-oğul ilişkisi olarak kabul ederdi. Oeidipus Kompleksinin pek çok özelliğini taşıyan ilişkileri, Jung'un kendine has fikirlerini ifade etmesiyle sona erdi.

IV.MURAT VE YENİKAPI

DUVARIN ÜSTÜNDEKİ TİLKİ_İ.SELÇUK
SAYFA 15
IV.Murat içkiyi yasaklamış ve cezalandırmak için dolmuş kayığına binmişti.Padişahın adamı tütün çıkarınca, bir yolcu da nasılsa padişah uyuyor diye korkmamasını söylemiş. Mağrip, padişahın uyumadığını ve yakında olduğunu söyleyince, padişah madem bunu bildin İstanbul'a gireceğimiz kapıyı da bil demiş. Mağrip, yeni kapın hayırlı olsun diyerek kelleyi kurtarmış.

İSKENDER'İN TANRI-KRALLIĞI

ANTİK DÜNYANIN YEDİ...P.CLAYTON-M.PRICE
SAYFA 136
İÖ332'de İskender, Mısır'da travma geçirir. Yardıma çalışan rahip, ona: "O,paidon"(Ey oğlum), diye seslenmek isterken "O,pai Dios" (Ey Zeus'un oğlu) der. Bu olay İskender de kalıcı etki yaratır ve kendini Zeus-Amon'un oğlu, Perslerle mücadelesini de kutsal olarak gördü. Mısırlılar da onun firavunluğunu kabul ettiler.

HUXLEY'İN DARWINIZM SAVUNUSU

DÜŞÜNCE TARİHİ
SAYFA 16
Zamanın Oxford Piskoposu Wilberforce, Darwin'i savunan Th.Huxley'e, kendisinin ana tarafından mı yoksa baba tarafından maymunluğunu sorar. Huxley bu kabalığa şöyle karşılık verir : "Bilimsel gerçekleri baltalamak için diller döken bir adamın soyundan gelmektense, alçakgönüllü ve haddini bilen bir maymunun soyundan gelmeyi tercih ederim.

HİTLER'İN SEVGİLİLERİ

ATLAS
6.1999
Hitler'in altı sevgilisi olmuş, bunların üçü intihar etmiş, diğer üçü de intihar girişiminde bulunmuş.

HİTLER'İN PSİKİYATRİK ANALİZİ

THE SEARCH FOR THE ORIGINS OF HIS EVIL_R.ROSENBAUM
HÜRRİYET,2.7.1998
Psikanalist Alice Miller'e göre Hitler, son derece sert ve çözümleri daima şiddette arayan bir babanın kurbanı. Fromm ise benzer bir yaklaşımda bulunuyor ancak ona göre suçlu anne.

HİTLER'İN KEÇİ SAPIKLIĞI

THE SEARCH FOR THE ORIGINS OF HIS EVIL_R.ROSENBAUM
HÜRRİYET,2.7.1998
Hitler'in sapıklıklarından bir tanesi de keçilerin ağzına işemekmiş ve bu yüzden tek yumurtalığını kaybetmiş.

HİTLER'DE YAHUDİ DÜŞMANLIĞININ KÖKENİ

THE SEARCH FOR THE ORIGINS OF HIS EVIL_R.ROSENBAUM
HÜRRİYET,2.7.1998
Bir rivayete göre, Hitler gençliğinde bir Yahudi fahişeyle beraber olmuş ve ondan frengi kapmış.

HİTLER'DE ÖLÜ SEVGİSİ

THE HEART OF MAN_E.FROMM
SAYFA 39
Birinci dünya savaşında bir askerin raporuna göre, Hitler, kendinden geçmiş ve ayrılmaya gönülsüz bir halde, çürümüş cesetlere bakıyormuş.

HAYDN'IN HADIM EDİLMESİ

KLASİK MÜZİK_S.C.LYNCH-M.D.LYNCH
SAYFA 43
Haydn'ın soprano sesini koruyabilmek için hadım edilmesi istendi ve böylece kilisenin kadınlara yasakladığı rolleri oynayabilecekti. Aslında Haydn zamanında bu uygulama oldukça azalmıştı.

GORBAÇOV'UN EN SEVDİĞİ LİDER

BİR YUDUM İNSAN BELGESELİ
11.10.1998
Zülfü Livaneli'nin anlattığına göre, beraber oturur, votka içerlerken, Gorbaçov kolundan tutar ve sorar :'bilir misin benim özel çalışma masamda kimin resmi vardır, sadece tek bir resim. Livaneli bu resmin Lenin'e ait olabileceğini söyler ama yanılmıştır, o resim Atatürk'ün resmidir.

FREUD'UN ZEKASI

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 43
Freud'un genç yaştaki zekasına ailesi saygı gösterirdi. Örneğin, kardeşi Freud rahatsız olması diye piano çalmazdı. Küçük bir odada saatlerini geçirirdi hatta zaman kaybı olmasın diye zamanzaman yemek yemediği bile olurdu. Apartmandaki diğer tüm odalar mum ışığıyla aydınlanırken, Freud gaz lambasıyla çalışırdı.

FREUD'UN YAŞADIĞI NEVROZ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 46
Freud'un anne-babasından kaynaklandığına inandığı seks problemleri karşısına 40'ında nevroz şeklinde çıktı. Beynin bilince karşı düzensiz olması, bulutlu düşünceler, belirsiz şüpheler ve ışık ışınlarıyla tanımlıyordu Freud durumunu. Freud zaten, migren, idrar sorunları ve spastik kolon rahatsızlığı yaşıyordu.

FREUD'UN VERİLERİ SAPTIRMASI

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 45
Freud, klinik vakalarını yazarken, cinsel suistimalin genelde hastaların fantasilerinde yaşandığını söyledi. Oysa 1984'de yapılan arşiv araştırmasında, aslında hastaların birçoğunun bunları gerçekten yaşadıkları görüldü. Muhtemelen Freud, bunu teorisinin en baştan çok büyük tepki toplamaması için yaptı.

FREUD'UN OKUL YILLARI

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 44
Freud, liseye bir sene erken başlamıştı. Yahudice, Almanca, Latince, Yunanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve İtalyanca bilen Freud'un en sevdiği dil İngilizceydi. Zaten 8 yaşından beri Sheakspeare okuyordu.

FREUD'UN NEVROZ TANIMININ TEMELİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 43
Freud'un anksiyete nevrozu, erkekte mastürbasyon ve cinsel perhiz gibi anormal cinsel gerginlikten kaynaklandığını bildirmişti. Bunlar onun yaşamını karakterize ediyordu.

FREUD'UN İNSANIN DOĞASINA BAKIŞI

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 67
"İnsanlıkta bütün olarak iyi sayılabilecek çok az şey buluyorum. Deneyimlerime göre birçoğu pislik^"
(^pislik:ingilizce "trash")

FREUD'UN HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 42
Freud psikoanalizi kendisinin yarattığını ve kimsenin ondan daha iyi bilemeyeceğini söylemişti.

FREUD'UN HIRSLI KİŞİLİĞİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 43
Freud 8 çocuklu bir aileden geliyordu ve kuzeni dışında hiçbir arkadaşı yoktu. Ailenin diğer üyelerine karşı da kin besliyordu. Genç Freud, bu aile içersinde çok yarışmacı, hırslı ve sinirli bir çocuk oldu.

FREUD'UN FOBİLERİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 46
Freud, dalmaktan, kalbinden, açık yer ve seyahat etmekten korkardı.

FREUD'UN CİNSEL YAŞAMI

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 45
Freud, teorisinde sekse bu kadar önem vermesine rağman kendi hayatında, cinsellikten nefret ederdi. Onu hayvani bir ihtiyaç olarak beynin ve bedenin kirlenmesi olarak görürdü. Evliliği sırasında prezervatifi ve doğum kontrol yöntemlerini sevmediği için çok az seks yapardı. Zaten 41 yaşından sonra cinselliği yaşamından çıkardı.

FREUD'DA SALDIRGAN İÇDÜSÜNÜN TEMELİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 50
Ölüm içgüdüsünü Freud, hayatının son yıllarında ortaya atmıştır. Hayatının sonuna doğru, Freud, Dünya savaşını ve Nazilerin baskısını görmüştü. Hatta kızı Naziler tarafından tutuklanmış ve 4 kardeşi öldürülmüştü. Ağız kanserinden ötürü sürekli acı çekmekteydi. Fiziksel ve ruhsal olarak yaşlanmıştı ve teorisi diğer ruhbilimcilerce eleştiriliyordu.

FREUD'DA OEIDIPUS KOMPLEKSİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 43
Freud'un babası oldukça otoriter ve sert bir adamdı. Annesi ise koruyucu, çekici ve sevgi doluydu. Üstelik Freud doğduğunda babası 40, annesi 20 yaşındaydı. Freud babasına karşı daima kin ve nefret duyguları taşıdı. Ve babası onu cinsel organı konusunda korkutmuştu ve oynaması halinde hadım edeceğiyle tehdit etmişti.

FREUD VE KOKAİN

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 44
Freud, ilaç okulunda, kokainle ilgili deneyler yapmaya başlamıştı. Zamanla, kendisi kullanmaya başladığı gibi, arkadaşlarına, kardeşlerine de tavsiye ediyordu. Bunun mucizevi bir ilaç olduğunu düşünüyordu. Freud, bunun bağımlılık yapıcı bir madde olduğunu öğrenince, kokaini kestiğini yayımladı ancak 10 yıl daha kullanmaya devam etti.

FLEMING'İN EĞİTİMİ

CUMHURİYET_S.AKIN
SAYFA 15
Alexander Fleming'in babası, bataklıktaki bir çocuğu kurtarmıştı. Çocuğun babası zengin bir lorddu ve çocuğu kendi oğluyla okutur. Fleming iyi okullarda okur ve penisilini bulur. Yıllar sonra Lord'un oğlu ağır bir zatüreye tutulur. Fleming yetişir imdada ve çocuk kurtulur.

EXUPERY'NİN PİLOTLUĞU

FOCUS
9.98 SAYFA 58
Sivil havacılık tarihinin en önemli isimlerinden olan Exupery, kurye taşımacılığında daha sonra II.Dünya Savaşı'nda hava kuvvetlerinde çalıştı. 44 yaşında bir keşif uçuşu sırasında Akdeniz üzerinde kayboldu ve uçağı hala bulunabilmiş değil.

ENRICO CARUSO'NUN ÇİRKİN SESİ

AİLE
5.1997 SAYFA 43
Ana-babası onun mühendis olmasını istiyordu. Ama o şarkı söylemekte ısrar edince hocası iyi bir sesi olmadığını ve asla orada kariyer edinemeyeceğini söylemişti. Oysa o, sadece İtalyan operasının değil, tüm dünya lirik müziğinin gelmiş geçmiş en büyük sesi sayılıyor.

EINSTEIN'IN ZEKASI

AİLE
5.1997 SAYFA 43
Dört yaşına kadar konuşamadı. Okulda, öğretmenleri, zihinsel olarak yavaş, asosyal ve kafasının saçma sapan düşüncelerle dolu olduğunu söylüyordu. Zürih'teki Politeknik Okuluna ise kabul edilmemişti.

EINSTEIN'IN EZBERE YANITI

HAYATA YÖN VEREN SÖZLER_A.AKICI
SAYFA
Bir keresinde Einstein'e 1 mil kaç fittir diye sormuşlar. Einstein beynimizi ezberden çok düşünmek için kullanmamız gerektiğine işaret ederek, Bilmiyorum, herhangi bir kaynak kitaptan iki dakikada bulabileceğim gerçekle beynimi neden doldurayım ki, diye yanıt vermiş.

EINSTEIN'A GERİZEKALI SUÇLAMASI

BİLİM VE TEKNİK
SAYI 215 SAYFA 32
A.Einstein, okul yıllarında öğrenmesi ve konuşması çok yavaş geliştiğinden geri zekalı sayılmış; bir keresinde lise öğretmeni ona "Einstein, senin adam olacağın yok, ayrılırsan hem senin hem de bizim için iyi olur" demişti.

EDISON'UN PROBLEM DEFTERLERİ

ÜZÜNTÜSÜZ YAŞAMA SANATI_D.CARNEGIE
SAYFA 56
Edison karşılaştığı tüm sorunlarının kendi aleyhindeki ve lehindeki taraflarını yaza ve problemlerini bu karşılaştırmalar aracılığıyla çözerdi. Öldüğünde karşılaştığı problemlere ilişkin 2500 tane defteri vardı.

EDISON'UN ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

AİLE
5.1998 SAYFA 43
İlkokulda, öğretmenleri onun çok yavaş ve güç öğrendiğinden yakınıyordu. Annesi okuldan almak ve evde kendisi ders çalıştırmak zorunda kalmıştı. Oysa o 1300 icadın sahibi olacaktı.

DOSTOYEVSKI VE TUNGENYEV

DUNYA DEGISIRKEN_Z.LİVANELİ
MILLIYET 22.02.1996 SAYFA 5
Tungenyev ve Dostoyevski arasında düşmanlık vardır. Bir gun Dostoyevski, Tungenyev'i ziyarete gelir ve kapıdan girer girmez: "Ben, geçenlerde 12 yaşında bir kızla banyo kuvetinde...". Arkasını döner, gider. Şaşkın bir halde Tungenyev: "peki bunu bana neden anlatıyorsun"Dostoyevski "Senine kadar adam yerine koymadığımı, önemsemedigimi göstermek icin."

DOSTOYEVSKİ VE ÖLÜM

YILDIZIN PARLADIĞI ANLAR_S.ZWEIG
SAYFA 146
Dostoyevski, 1849'da kendisi gibi 10 arkadaşıyla beraber ölüm cezasının infazını bekleyenlerdendi. Gözleri bile bağlanmıştı. TÜfekler nişan almıştı, davullar çalıyordu ve birden DURUN! Çar tarafından karar bozulmuş ve ceza hafifletilmişti.

DICKENS, MANİK-DEPRESYON

CUMHURİYET BİLİM TEKNİK
24.7.1999
Dickens, depresyona girmemek için sürekli bir uğraş arardı. Bu yüzden aynı anda birden fazla roman üzerinde çalışır, gazetecilik, aktörlük yapar, sosyal dayanışma derneklerinde görev alırdı. Günde 20km yol yürürdü, durduğu anda yoğun bir depresyona yuvarlanacağını bilirdi.

21 Eylül 2008 Pazar

ÇAYKOVSKİ'NİN CİNSEL TERCİHİ

KLASİK MÜZİK_S.C.LYNCH-M.D.LYNCH
SAYFA 93
Çavkovski'nin tek evliliği birkaç gün sürmüştür. Evlilik herhalde homoseksüel tercihlerini inkar etme yolunda zayıf bir çabaydı. Ölümü de genç bir erkeğe cinsel yaklaşımlarından ötürü çıkan skandaldan kaçmak için intihar ederek oldu.

CHURCHILL, DEPRESYON

CUMHURİYET BİLİM TEKNİK
24.7.1999
Churchill depresif biriydi. Onu kurtaran resimdi. Hiçbir zaman tren raylarının yakınına yaklaşamaz, yüksek katlardaki balkonlara çıkamazdı. Yatakta uyanık kalmaktan, kuruntu ve kuşkularının beynini istila etmesinden korktuğu için gece 3'e kadar uyanık kalırdı.

CARROLL, ÇOCUK SEVGİSİ VE MATEMATİK

CUMHURİYET
26.10.1998
Alice Harikalar Ülkesinde, 1865'te ilk yayımlandığında Kraliçe Victoria kitabı o kadar sever ki yazarın bundan sonraki kitabını da kendisine göndermesini ister Gelen kitap, "Determinantlar üzerine bir deneme" adını taşımaktadır.Çünkü, o aslı nda bir matematikçiydi. Çocukları çok seviyordu, normalde kekeme olmasına rağm en onlara öykü anlatırken kekelemiyordu.

BÜYÜK İSKENDER'İN EĞİTİMİ

ULTIMATE BIOGRAPHY
İskender, Makedonya Prensi olarak büyüdü ve Aristo'dan ders aldı. Ayrıca Homer'in öğrencisiydi ve kendine Achilles'i örnek almıştı.

BÜYÜK İSKENDER'İN CİNSEL TERCİHİ

ULTIMATE BIOGRAPHY
İki kadınla evlenmiş olmasına rağmen, bazıları onun en yakın arkadaşı Hephaestan'la homoseksüel ilişkisi olduğunu düşünmekteydi.

BROOKS'UN KARİYERİ

BOOK OF WORLD RECORDS 2005
SAYFA 12
Country şarkıcısı Garth Brooks kariyerine 1989’da başladı ve toplam 7 albümünün toplam satışı 105.5Milyonu buldu. Bu onu dünyanin en çok albümü satan sanatçısı yapıyor.

BOHR'A GÖRE AT NALI

BİLİM VE TEKNİK
SAYI 315 SAYFA 39
Bohr'u ziyarete gelen bir arkadaşı duvardaki atnalını görünce çok şaşırmış. "Atnalının şans getirdiği hakkındaki bütün o saçmasapan hikayelere sen de inanmıyorsun herhalde" diye sormuş. "Elbette inanmıyorum ama dediklerine göre inanmasan bile şans getiriyormuş.

BERLIOZ'UN FANTASTİK SENFONİSİ

KLASİK MÜZİK_S.C.LYNCH-M.D.LYNCH
SAYFA 92
Berliöz'ün en tanınmış eseri olan Fantastik Senfoni, evlenme teklifinin geri çevrilmesiyle yazılmıştı. Kadın, daha sonra kendisiyle evlenmeyi kabul etti ancak Berliöz de istediğini elde ettikten sonra onu aldattı.

BEETHOVEN'IN UMUTSUZ BESTECİLİĞİ

AİLE
5.1997 SAYFA 43
Kariyerine keman çalarak başladı. Teknik üzerine çalışmaktan nefret eder ve yalnızca kendi kompozisyonlarını çalmak isterdi. Hocası ise onun bestecilik yönünün umutsuz olduğunu söylemişti.

ARMSTRONG`UN EMEKLİLİĞİ

ULTIMATE BIOGRAPHY
SAYFA 32
39 yaşında aya ilk basan kişi olan Armstrong, 41 yaşında emekli oldu ve üniversitede profesör olarak ders verdi.

ARİSTOTELES'İN GENÇLİĞİ

FELSEFE ÖYKÜLERİ_F.M.IBANEZ
Aristoteles, gençliğini eğlenceyle geçirdi. Babasından kalan mirası tükettikten sonra aç kalmamak için orduya katıldı.

ARİSTOTELES'İN BİZON TANIMI

GEZİ
SAYI 2 SAYFA 56
Aristoteles bizonu anlatırken, kendisini dışkılayarak, yani tehlike anında 7.5m uzağa varabilen fişek gibi dışkı fışkırtarak savunduğunu, ciddi ciddi bildiriyor.

ARİSTARKUS'UN DÜNYA-GÜNEŞ İDDİASI

FELSEFE_R.OSBORNE
SAYFA 21
Kopernik'ten yüzyıllar önce, MÖ300'lü yıllarda Aristarkus, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü ileri sürdü. Ayrıca, yine Aristarkus, ayın çapını, %8'lik bir hata payıyla hesapladı.

ALAN PARSONS'UN KARİYERİ

HÜRRİYET
11.1.1998
Beatles'in son çalışmalarına (Let It Be, Abbey Road) yardımcı mühendis olarak katıldıktan sonra, Paul McCartney, The Hollies ile çalıştı. Pink Floyd'un "Dark Side Of The Moon" albümüyle kariyerinin zirvesinde Eric Wolfsoon ile kendi çalışmalarına başladı.

AGATHA CRISTIE'NIN ADI

CUMHURİYET
20.8.2000
İngilizlerin sir ünvanlı arkeoloğu Max Mallowan ömrünü Akatların başkenti Agade'yi bulmaya adamış. Mallowan'ın eşi Agatha Cristie'de kendisine bu kentin adını kendine isim olarak almış.

ADLER'İN AŞAĞILIK KOMPLEKSİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 121
Kemiklerinin güçsüzlüğünden ötürü, diğer yaşıtlarıyla oynayamayan Adler, özellikle her istediğini yapabilen abisine karşı bir kıskançlık hissediyordu. Bu alandaki kompleksini çok çalışarak dengelemeye çalışan Adler, yavaş yavaş kendine güven geliştirdi ve bu süreç aynen onun teorisinin özüdür.

ADLER-FREUD İLİŞKİSİ

THEORIES OF PERSONALITY_D.SCHULTZ
SAYFA 122
Çok yakın çalışmalarına rağmen, hiçbir zaman bu iki insan arasında sıcak bir ilişki olmadı. Freud, Adler'le aralarında sadece 5inç'lik fark olmasına rağmen onu pigme olarak tanımlardı. Adler'in herşeye isim verdiğini ve teorisinin basit ve zekice olmadığını, gölgesi ardında ezildiğini söylüyordu. Adler'de psikoanalize pislik derdi.

ADAM DE LÜKS'ÜN AŞKI

KRİSTAL DENİZALTI_A.ALTAN
SAYFA 41
1793'de Paris'de Concorde Meydanında büyük bir kalabalık vardı, içinde Fransız devriminin ünlü liderlerinden Marat'ı bıçaklayarak öldüren yirmi dört yaşında Corday adında bir genç kızın son günüydü. Charlotte Corday arabanın yanında yürümeye başladı, o anda aşık olduğu kızın idamını seyretti. Sonra derhal muhafızların yanına gidip devrime karşı olduğunu söyledi, mahkemede de giyotinle öldürülmek istediğini, devrime karşı olduğunu söyledi. O kadınla aynı şekilde ölmek dışında hiçbir şekilde ona kavuşamayacağını düşünüyordu. Sonunda zorla onu idama gönderdiler.